0

abaza kadınların dünyasına dalış (SATC)

Posted by Sinem on Jan 22, 2010 in Günlük

bayadır duruyodu harddiskte ama daha yeni izlemeye başladım sex and the city yi. dizinin adından da anlaşılcağı gibi konu belli. ama insan bu kadar da olmaz diyo ki tee kaç sene öncenin bölümleri 1. sezondakiler.

erkek mantığında kadın vücutları. bi defa mantıksız yani sen kimseyi beyenme herkese kulp tak ondan sonra vay efendim ben yalnız kaldım menhettında yok bu erkekler çok acımasız. bacım sen kendine baktınmı hiç hı? kırışıkların olmuş yeni sürülmüş tarla gibi hala tutmuşun ben doğru erkeği arıyorum. ara daha bulursun…

bide bu amerika çok fena bi memleket. dikkat etmemiştim önceden ama her dizide filmde illakine sigara ön planda oluyo. bunun sebebide sigara markalarının yüksek meblalarda sponsorluk ödemesiymiş.bide ileriyiz ayaa yaparlar işine gelince yasak işine gelince gözüne sokarlar milletin.

bide dizilerde cıbıl hatun gösterme olayı var. bu dizi izlenmişse sırf bu yüzdendir ben eminim konu dandik çünkü tineyç filmi tadında öyle eyleniyo ablalar kendi halinde.

günümüz dizilerinden true blood da öyle. adamlar bildiğin.. bildiğin yani öle :)

bide en alakasız yerlerde..bişey değil bi gün izlerken annem girdi odaya  tam da sahnesi kendimi böle iş üstünde ergen gibi hissettim keza annem çok tuhaf baktı ne izliyosun sen gibilerinden.

yani burdan çıkacak sonuç aile fertlerinin girme durumuna karşılık yabancı dizi izlerken eccik dikkatli olun. sapık ergen damgası yersiniz bu yaşta valla…

 
0

durduk yere düşünmicen arkadaş

Posted by Sinem on Jan 22, 2010 in Günlük

selam herkese öncelikle.

sonralıkla diye başlicaktım cümleye boşver dedim neyse..

her çirkef sevgili gibi bende sevgilimin kendine ait bişeyi olmasın istedim ve bloguna el koydum

-ki kadın elinin deydiği heryer daha bi güzel olar o ayrı.

bu kararı vermemin nedeni de aykutun (bkz. önceki postlar) efendim canım tatlı çekince incir kayısı yiyorum aman tuvaletim gelince ben wc ye gidiyorum başlıklı yazısıdır. dedim bu arkadaşın canı sıkılmış azcık renk gelsin bloga.

gerçi benim vardı kendisime ait bişiciklerim ama baktım hiç hareket yok orda bende kadının yeri kocasının yanıdır dedim oturdum buraya aykutun isteğiyle (!) yazar oldum. evet girişten sonra gelişme kısmısına geçelim..

konumuz durduk yere düşünmek ki bu benim sık yaptığım ardından kendimi boşuna depresyona sokmama neden olan bişeydir.bu sebepten dolayıdır -az önce derin düşüncelere dalmışken na noliy diye kalktım bişiler yazim dedim.

insanın kafasının çok meşgul olması gereken dönemlerde kafanın anakonuyla değilde egzantrik yan unsurlarla meşgul olmasına hastayım ben.kendimden örnek veriyim (bu örnek a. arrasa gelsin) arkadaşım senin sınavın proje sunumun seminerin öğrenmen gereken deney protokolleri vs bissürü işin varken neden gidip aşkı memnuda nolurki bidaki hafta diye düşüncek vaktinmi var.(-cümle düştü düşecek)

yok.. ama ben napıyorum gidip abuk sabuk şeyleri araştırıyorum.hürriyet.com dan holivut dedikodularına bakıyorum. falan filan.. bak yine içim sıkıldı ben mevzuyu azcık değiştiriyim.

bu arada aykut bey küçük ve büyük ünlü uyumlarına harflere dikkat etmedim siz ayarlarsınız bişeyler :P adsızdsa

 
0

Şom Ağızlılık Kötü Bir Şeydir

Posted by Aykut Aras on Jan 15, 2010 in Günlük

Ah Aykut ah, sen misin işim çok rahat kaç aydır çok az iş oluyor diyen. Al gördün mü gününü şimdi 4 gündür 22:00′den önce çıkamıyorsun işten. Müstahak sana bu valla azcık çeneni kapalı tut değil mi?

Tags: ,

 
0

Apple Product – Google Product vs Your Product

Posted by Aykut Aras on Jan 7, 2010 in Günlük

İnternette böyle bir resim ile karşılaştım ve paylaşma gereği hissettim. Gerçekten bir resim her şeyi anlatmaya yetiyor. Yazılımcı arkadaşlar ne demek istediğimi çok iyi anlamıştır. :)

Google product - apple product vs your product

 
0

Tatlı İhtiyacını Gidermenin Sağlıklı Yolu Kuru Kayısı

Posted by Aykut Aras on Jan 6, 2010 in Günlük

Merhaba herkese,

Bugün uzun zamandır uyguladığım ama daha henüz düşünüp sonuca vardığım bir gözlemden bahsetmek istiyorum sizlere. Bildiğiniz gibi ben şimdi rejim yapıyorum. Doğal olarak çikolata ve benzeri tatlı mamullerini (sütlü tatlılar hariç) yemem pek uygun değil ama insanoğlu aç gözlü olduğu için her daim tatlı yeme ihtiyacı duyuyor. Tatlı krizi diye bir şey var ki hepinizin eminim sık sık başına geliyordur. İşte ben son zamanlarda bundan kurtulmak için çok güzel ve sağlıklı bir yol buldum. O yolun adı da kuru kayısı. Efenim bildiğiniz üzre kayısı bir meyve. Doğal olarak kuru kayısı da kurutulmuş meyve oluyor. Bu meyve normalde zaten tatlı ama kurutulunca daha da bir tatlı oluyor ve insanın çikolata ve şeker kullanma isteğini tamamen ortadan kaldırıyor.

Tabi viskinin yanında kuru kayısı gitmez o ayrı konu ama düzenli ve çok fazla şeker tüketen insanlardansanız (ki bu dünyanın büyük bir kısmı oluyor) kuru kayısıyı gönül ferahlığıyla kullanabilirsiniz. Ayrıca kolay kolay da bozulmadığı için atın dolaba dursun orada bir kaç ay :)

Tags: , , , ,

 
3

2009′un da Sonuna Geldik Günlük (Klişe Başlık)

Posted by Aykut Aras on Dec 31, 2009 in Günlük

Herkese kucak dolusu sevgiler,
Bugün 2009′un sonuna geldik. Acısıyla tatlısıyla bir yıl daha geride kaldı ve 2010 yılı yeni sürprizleriyle karşımızda. Çok klişe bir yazı oluyor farkındayım ama zaten yıl başı yazısı da nasıl olabilir ki başka. Neyse gelelim 2009′da başımıza neler geldi onları anlatmaya.
Read more…

Tags: , ,

 
0

Fall of the Lick King

Posted by Aykut Aras on Dec 14, 2009 in Eğlence

Uzun bir aradan sonra (bir kaç ay kadar) geçen hafta world of warcraft’ın yeni büyük yaması fall of the lich king’in çıkışıyla birlikte tekrar wow’a başladım. WoW’un 2. expansion paketi olan wrath of lich king’in tahminen son yaması olacak (ya da olayların bitişi olacak). Bu yama ile artık lich king’in sonuna adım adım yaklaşılıyor. Bakalım biz ne kadar ilerleyebileceğiz yine yarım kalmasa bari de bir lich king’i görebilsek.

Yeni patch ile icecrown citadel’in içinde geçen 3 tane instance ve toplam 5 parçadan oluşan bir raid mevcut. Şu an ki 3.3.0 versiyonunda bu raid’in sadece birinci parçası açık durumda diğer parçalarsa 28′er gün arayla çıkmaya devam edecek ve beşinci bölüm lich king’in öldürüleceği bölüm olacak. Blizzard’ın warcraft 3′te yolunu çizdiği Arthas Menethil’in son yolculuğunu da bu şekilde görmüş olacağız.

Fall of the Lich King trailer’ı için tıklayın.

Tags: , , , , ,

 
0

Uykum Var!

Posted by Aykut Aras on Nov 10, 2009 in Günlük

Merhaba arkadaşlar,
Son zamanlarda yazdığım mesajların hepsi oynadığım oyunlar, dinlediğim müzikler, vs. şeklinde olmuş ama günlük deyince insanın aklına hep bunlar gelmiyor biraz da kendi yaşantımdan bahsetsem fena olmaz. Evet iyi olur iyi olur :) . Bugün hafif delilik var ben de. Neden derseniz yeni bir online oyuna başladım ismi Aion. Oyun piyasasını takip eden arkadaşlar duymuşlardır zaten ama ilerleyen bir tarihte Aion’la ilgili de bir yazı yazarım. Aion tıpkı WoW gibi MMORPG türünde bir oyun.

Son zamanlarda evde yapacak bir şeyler arıyordum, bir kaç ufak indie tarzı oyun oynadım. Bunlardan biri Machinarium‘du zaten bununla ilgili bir yazı yazmıştım. Machinarium dışında Braid ve World of Goo diye iki güzel oyun daha oynadım. Tabi bu oyunlar birer günlük oyunlardı benim için ve hemen bitirdim.

Sonra bu Aion’la karşılaştım. Aion oyun dergilerinden çok iyi yorumlar almış ve çok da sevilmiş. Tabi benim de ilgimi çekti ama oyunun kutu ücreti 70 – 80 tl arası değişiyordu ve bu para beğenip beğenmeyeceğimden emin olmadığım bir oyun için fazlaydı. Ne yaparım ne ederim diye düşünürken birden aklıma oyun manyağı arkadaşım Tolga (Tosun) geldi. Hemen bir hışımla aradım (mesaj attım :) ) ve Aion’u alıp almadığını sordum. Tam da tahmin ettiğim gibi Tolga oyunu almış ve daha ikinci ayı doldurmadan oyundan sıkılmış ve bir kenara atmıştı. Bu benim için bulunmaz bir fırsattı :) . Tolga’ya oyunun aylık ücretini benim ödeyebileceğimi bu sayede onun cebinden para çıkmayacağını ve bu arada ikimizin birden oyunu oynayabileceğimizi teklif ettim. Tabi Tolga’nın zaten Aion’u oynamayacağını biliyorum :D . Sonuç olarak diğer ayrıntı kısımları Aion yazımda yazarım ama dün gece Aion oynamaya başladım. Tabi ilk heyecanla dün gece 3′e kadar oyunu oynamışım. Üstelik dün oynarken de zerre uykum yoktu sadece yarın iş var diye yarıda bırakıp yattım.

Sabah kalkış benim için tam bir felaketti. İşe geldim baktım olacak gibi değil gittim bir kahve içtim. Kahvede midemi bulandırdı zaten kahveyi sadece içmeyi hiç sevmiyorum. İşin kötüsü uykumu da açmadı artık hem uykum var hem de midem bulanıyor bir de üzerine tuvaletim geldi tam oldu oh :) . Şimdilik bu kadar birazdan sıkılırsam yine bir şeyler yazarım. Bu uykusuzluk olayı en az bir kaç hafta daha devam eder ama söyliyim ben size.

Dip Not: Oyun oynamak çocukların psikolojisini bozuyormuş da bilmem neymiş bıdı bıdı bıdı bıdı. Asıl büyüklerin dengesini bozuyor bence çocuklara değil büyüklere yasaklansın oyun oynamak :P

Tags: , , , , , ,

 
6

FLAC (Free Lossless Audio Codec)

Posted by Aykut Aras on Oct 26, 2009 in Müzik

FLAC (Free Lossless Audio Codec)

Müzik dinleme konusunda son zamanlarda çok daha takıntılı olmaya başladım. Eskiden eskişehir’de bir çin malı hoparlörüm bir de 5 tllik kulaklığım vardı. Onlarla dinlerdim bütün müzikleri tabi haliyle müziklerin kalitesi 128 kbps mi, 256 mı yoksa 64 mü hiç umurumda olmazdı. Çünkü zaten o hoparlörün ya da o kulaklığın verebileceği ses kalitesi bellidir. Antalya’ya geldiğimde patronumun (Burak Turgut) da gazıyla kendime bir Sennheiser kulaklık aldım. Kulaklığın kısa bir incelemesini daha önce yapmıştım zaten linki burada. Bu kulaklığı aldıktan sonra özellikle müzik dinleme konusundaki kriterlerim de büyük bir oranda değişti çünkü artık o eskiden dinlediğim 64 bitlik hatta 128 bitlik müzikleri dinlerken yeterince kaliteli bir müzik dinleyemediğimi hissediyordum. Bu tatminsizlik hissinin en doruk noktaya ulaştığı dönem ilk 320 kbps’lik Yngwie Malmsteen albümümü edindiğim dönemdi. 320 kbps kalitesinde bir mp3′ü ilk defa dinliyordum ve aradaki fark inanılmaz fazla gelmişti. Daha sonraları Steve Vai, Joe Satriani ve Jimi Hendrix albümlerimi de hep 320 kbps kalitesinde edindim. 128 kbps kalitesindeki 3 mb’lik bir mp3 320 kbps kalitesinde 9 – 10 mb arasında oluyor doğal olarak yer olarak ihtiyacınız artıyor fakat edindiğiniz ses kalitesine değdiğini düşünüyorum.

Read more…

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

 
0

Hello World, Android

Posted by Aykut Aras on Oct 24, 2009 in Teknoloji

Android Logo

Merhaba arkadaşlar,

Bugün sizlere daha önce mobil işletim sistemleri yazımda bahsettiğim Google’ın geliştirmekte olduğu açık kaynak işletim sistemi Android’de nasıl uygulama geliştirebileceğinizden ve uygulama geliştirmek için gerekli uygulamaları nasıl kuracağınızdan bahsedeceğim.

Android işletim sistemi (ve dolayısıyla Google) temel olarak Java tabanlı uygulamaları desteklemekte fakat Android’in şu anki 1.6 sürümü native programlama dilleri olan C ve C++’ı da destekleniyor. Ben bu ve bundan sonraki yazılarımda hep Eclipse IDEsini kullanarak java dilinde uygulama geliştirmeden bahsedeceğim.
Read more…

Tags: , , , , , , , ,

Copyright © 2010 Aykut ARAS All rights reserved.